İsrail’in Filistin topraklarında gerçekleştirdiği ev yıkımlarıyla ilgili ilk raporlar, Gazze’nin neredeyse tamamının ya yıkıldığını ya da tahrip edildiğini gösteriyor. Şehirde 2 milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı bilinirken, 170 bin evin tamamen yıkıldığı, 80 bin evin ciddi şekilde zarar gördüğü ve 200 bin evin kısmen hasar gördüğü belirtiliyor.
İsrail’in Filistinlilere karşı ev yıkma politikası, tarih boyunca Kudüs, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde uygulandı. 1936-1939 yılları arasında İngiliz ordusu, direnişçilere karşı köylerde ev yıkma uygulamalarını başlattı. Bu uygulamalar 1945’te yayınlanan Savunma Yönetmeliği ile hukuki dayanağa kavuştu.
Ev yıkımları uluslararası hukukta Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nde düzenlenmektedir. Sözleşmeye göre, işgal altındaki topraklarda sivil evlerin yıkılması yasaktır, çünkü askeri supertotobet giriş operasyonlar için kesinlikle gerekli değildir. Ancak İsrail, Filistin topraklarının Sözleşmeye taraf devlet olmaması gerekçesiyle bu hükümleri uygulamadığını iddia etmektedir.
İnsan hakları örgütleri, İsrail’in ev yıkımlarını toplu cezalandırma ve yerleşim bölgelerini genişletme amacıyla kullandığını belirtiyor. Özellikle “İkinci İntifada” döneminde ev yıkımlarının arttığı ve uluslararası alanda tepki çekmediği görülüyor. Bu bağlamda, İsrail’in Filistin topraklarında gerçekleştirdiği ev yıkımları uluslararası hukuk kurallarına aykırı olmasına rağmen, uluslararası toplumda yeterli bir tepki alamamaktadır. Ev yıkımlarının durdurulması ve Filistinlilerin haklarının korunması için uluslararası alanda daha etkin adımlar atılması gerekmektedir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]