Kategoriler
Kültür Sanat

Mathias Enard İzmirli okurla buluşacak

Institut français Türkiye’nin online edebiyat konferansı serisi SALON Edebiyat’ın 7. konferansı 28 Ekim 2020 tarihinde düzenlenecek ve yazar Yiğit Bener bu kez Pusula ve Mıntıka kitaplarının yazarı Mathias Énard ile Pusula kitabının çevirmeni Ebru Erbaş’ı konuk edecek.

Mathias Énard geleceği görerek bugünü deşifre eden bir yazardır. Pusula’da gördüğümüz üzere tarihle senli benli olurken Mıntıka’da olduğu gibi çağdaşla da oynayabiliyor. Sıra dışı bir bilgelik ve kıvrak olduğu kadar zeki bir dille okurunu yakalayan harika bir yazar var karşımızda. Türk yazar Yiğit Bener ile olan buluşması ise unutulmaz olmayı vadediyor. Énard’ın Pusula romanı çevirisi ile 2019 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne layık görülen Ebru Erbaş ise mesleğinin sihrini açıklayacak.

Institut français Türkiye ve düzenlediği SALON Edebiyat konferans serisi fikir tartışması ve edebiyat dünyasına uzun soluklu olarak katkı sağlıyor.

Institut français Salon Edebiyat serisi kapsamında Haziran ayında gerçekleşen 6 konferansı toplamda 2000’e yakın katılımcı evlerinden canlı olarak izledi. Konferanslar sırasında izleyiciler sorularını konuşma alanına yazıyor ve konuşmalar tamamlandıktan sonra soru-cevap bölümüne geçiliyor. Online konferans Türkçe simültane tercüme ile de izlenebiliyor.

Zoom sitesi üzerinde gerçekleşen SALON Edebiyat konferanslarına katılım ücretsiz, konferansı izlemek için Institut français Türkiye’nin web sitesinden etkinliğe kayıt olmak gerekiyor.

Kategoriler
Sinema

Soul filmine ait yeni afiş ve fragman yayınlandı

Seni SEN yapan şey… nedir? Pixar Animation Studios’un yepyeni uzun metrajlı filmi “Soul”, şehrin en iyi caz kulübünde çalmak üzere hayatının şansını yakalayan ortaokul müzik öğretmeni Joe Gardner’ı (Jamie Foxx’un sesiyle) karşınıza getiriyor. Küçük bir yanlış adım, Joe’yu New York sokaklarından, yeni ruhların dünyaya gitmeden önce kişiliklerini, tuhaflıklarını ve ilgi alanlarını edindikleri fantastik bir yer olan Önceki Dünya’ya götürür. Hayatına geri dönmeye kararlı olan Joe, insan olmanın cazibesini hiç kavrayamamış olan, erken büyümüş ruh 22 (Tina Fey’in sesiyle) ile birlik olur. Joe yaşamanın harika taraflarını umutsuzca göstermeye çalışırken, hayatın en önemli sorularından bazılarının yanıtlarını keşfetme şansı yakalar.

Oscar® ödüllü Pete Docter’ın (“Ters Yüz”, “Yukarı Bak”) yönetmenliğini, Kemp Powers’ın (“One Night in Miami”) yardımcı yönetmenliğini ve Akademi Ödülü adayı Dana Murray’in (Pixar kısa filmi “Lou”) yapımcılığını üstlendiği Disney ve Pixar’ın “Soul” filmi yakında sinemalarda…

NOTLAR:

Yönetmen Pete Docter “Sevimli Canavarlar” (2001) ve aynı zamanda Oscar® ödüllü sinema filmleri “Yukarı Bak” (2009) ve “Ters Yüz” (2015) filmlerini yönetti. Kendisi ayrıca Pixar Animation Studios’un önde gelen yaratıcı beyinlerinden biri.

Dünyaca ünlü müzisyen Jon Batiste film için orijinal caz müziği yazacak ve Nine Inch Nails’den Oscar® ödüllü Trent Reznor ve Atticus Ross (“Sosyal Ağ”), gerçek dünya ve ruh dünyası arasında geçişler yaptıracak müzikler besteleyecek.

Kategoriler
Sinema

Bir Umut filmi 8. Boğaziçi Film Festivali’nde First Cut Lab’a seçildi

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Boğaziçi Film Festivali Bosphorus Film Lab’da TRT’nin ortak yapım ödül desteğini alan; yönetmenliğini Ümit Köreken’in üstlendiği “Bir Umut” filmi, 8. Boğaziçi Film Festivali’nde First Cut Lab’a seçildi.

“Mavi Bisiklet”in bol ödüllü yönetmeni Ümit Köreken’in T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Boğaziçi Film Festivali Bosphorus Film Lab’da TRT’nin ortak yapım ödülü desteğini alan yeni filmi “Bir Umut” başarılarına devam ediyor. Yapımcılığını Ümit Köreken ve Nursen Çetin Köreken’in üstlendiği, yönetmenliğini Ümit Köreken’in yaptığı film, 8. Boğaziçi Film Festivali’nin endüstri bölümü olan Bosphorus Film Lab bünyesinde bu yıl ikinci kez gerçekleştirilecek First Cut Lab’a seçilen iki projeden biri oldu.

Bir Umut’un seçilen iki proje arasında yer aldığı ve Bosphorus Film Lab bünyesinde bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek First Cut Lab’a seçilen yönetmenler ve yapımcılar; First Cut Lab Direktörü Matthie Darras, yapımcı Vanessa Ciszewski, film eleştirmeni ve programlama sorumlusu Carmen Gray, FIFIB programlama sorumlusu Natacha Seweryn, The Party Film Sales CEO’su Sarah Chazelle, yapımcı Maria Drandaki, kurgu danışmanları Benjamin Mirguet ve Jacques Comets ile filmlerinin kurgusu, festival ve dağıtım stratejisi üzerine birebir çalışma fırsatı bulacak.

Filmin Başrolleri Baran Şükrü Babacan, Eylem Yıldız ve Funda Eskioğlu’na Emanet

Yapımcılığını Drama Yapım’ın üstlendiği filmin başrollerinde “Halef” filmindeki performansıyla 2018 yılında gerçekleştirilen Malatya Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanan Baran Şükrü Babacan ile “Eğreti Gelin” filmindeki performansıyla 2005 yılında gerçekleştirilen Adana Altın Koza Film Festivali’nde Umut Vadeden Kadın Oyuncu ödülünün sahibi olan Eylem Yıldız ve Devlet Tiyatroları sanatçısı olan; pek çok dizi ve sinema filmi projesinde rol almış Funda Eskioğlu yer alıyor.

Filmin önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek ulusal ve uluslararası çeşitli film festivallerinde gösterilmesi planlanıyor.

Filmin Kısa Hikayesi:

Umut (35), sinema filmlerinde rol almak isteyen bir oyuncudur. Eşi Asiye (43) kendi kurdukları özel tiyatroda yönetmenlik yapmaktadır. Umut, on dört yaşında iken babasını kaybetmiş, annesinin üç çocuklu bir adamla evlenmesi üzerine Bursa’da yaşayan dayısının yanına gönderilmiştir. Bu olaydan sonra yirmi yıl boyunca annesi ile hiç görüşmemiştir. Sınırda yaşadığı sorun nedeniyle Bursa’ya dönemeyen tır şoförü dayısından bir telefon alır. Anadolu’nun küçük bir kasabasında yaşayan annesi MS hastalığı nedeniyle tedavi için Bursa’ya gelmiştir. Annesinin gelişiyle geçmişe ait tüm travmalarıyla yeniden yüzleşmek zorunda kalan Umut’un yaşamı kırk iki saat içinde alt üst olur.

Kategoriler
Kitap

Bu İşte Bir Köstebek Var okurla buluştu

Eserleri ondan fazla dile çevrilen ödüllü yazar Cary Fagan, aile içi ilişkiler ve iletişim konularını ele aldığı Bu İşte Bir Köstebek Var’la, ebeveyn tutum ve davranışlarının çocuklar üzerindeki etkisini tartışıyor.

Aileyi bir arada tutan değerlere değinirken ”aile içi demokrasi kavramı”na da temas eden bu düşündürücü roman, savrulmakta olan bir ailenin yaşadığı sorunları, evin en küçüğünün gözünden paylaşıyor.

Fagan, öfke kontrolünün önemi gibi, bireyin ruhsal ve sosyal hayatına tesir eden hassas bir noktaya dikkat çekerken; karşılıklı ilişkilerde sevgi, saygı ve hoşgörüden ödün vermemek gerektiğine de vurgu yapıyor.

Ailesinin ”aniden” aldığı taşınma kararına büyük tepki gösteren ve öfkeyle evden fırlayan Danny, önüne bakmadan koşarken, dev bir inşaat çukuruna düşer. Dipsiz bir karanlığın doldurduğu bu koca çukurda, yanında okul çantasından ve zekâsından başka hiçbir şey yoktur. Yerin metrelerce altında düşüncelere dalıp öfkesini dindirmeye çalışırken; şiir tutkunu, ”filozof” ruhlu bir köstebekle karşılaşır. Bir an önce sakinleşip bir çıkış yolu bulmalıdır. Pek çok şey dener ama başarılı olamaz. Kaderine boyun eğip, çaresizce onu kurtaracak birini beklemeye karar vermişken, köstebekle dertleşmeye başlar. Hayatın güzellikleri ve aile birliği üzerine yaptıkları ”derinlikli” konuşmalar, çok geçmeden Danny’nin daha olgun ve mantıklı düşünmesine sebep olur. Danny’nin, düştüğü çukurdan ve bu akıllı köstebekten öğrenecek çok şeyi vardır…

Öfkesi ve önyargıları yüzünden gerçekleri görmekte zorlanan bir çocuğun büyüme ve olgunlaşma serüvenini sayfalara taşıyan Cary Fagan; yeraltında gelişen sıra dışı bir dostluk ilişkisi üzerinden, bambaşka bir Robinson Crusoe hikâyesi anlatıyor.

Bu İşte Bir Köstebek Var, kimi gerçekleri içselleştirebilmek, daha kolay sindirebilmek için madalyonun öteki yüzüne de bakmak gerektiğini hatırlatıyor.

Bu İşte Bir Köstebek Var
Roman, 8 yaş ve üzeri
Yazan: Cary Fagan
Resimleyen: Milan Pavlovic
Türkçeleştiren: İpek Güneş Çıgay
Fiyat: 19,00 TL
Baskı Detayları: 88 sayfa, enso kâğıt, resimli, siyah beyaz baskı, karton kapak, 13,5×19,5 cm
ISBN: 9786052854181
Etiketler: Aile İlişkileri, Önyargılar, Serüven, Sorun Çözme, Hayal Gücü

Kategoriler
Kitap

Avrupa Şark’ı Bilmez raflardaki yerini aldı

Zeynep Çelik, Koç Üniversitesi Yayınları’ndan (KÜY) çıkan “Avrupa Şark’ı Bilmez” isimli kitabında, oryantalist eleştirinin coğrafi ve tarihsel alanını genişletmeyi amaçlıyor. Tarih ve kültürel çalışmalar kategorisinde yayımlanan kitapta, çok sayıda
görsel malzeme de yer alıyor.

“Avrupa Şark’ı Bilmez”, Namık Kemal’in 1872’de İbret gazetesinde yayımlanan ünlü makalesinin başlığı. Bu kısa deneme, Osmanlı entelektüelleri arasında, imparatorluğun tarihi ve İslam hakkında kalem oynatan Avrupalı yazarların gerçeğe aykırı anlatımlarını, saptırmalarını ve hatalarını hedef alan hararetli bir söylemin başlangıç noktası oldu.

Zeynep Çelik de bunu başlangıç noktası alan yeni kitabıyla, –Tevfik Fikret, Halid Ziya, Ebüzziya Tevfik, Ahmed Haşim, Halide Edib, Şevket Süreyya, Celal Esad, Ömer Seyfeddin, Ismayıl Hakkı, Ahmed Midhat, Fatma Aliye, Ömer Lütfi, İzzed Melih, Nâzım Hikmet, Ercümend Ekrem gibi– geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet entelektüelleri arasında sürüp giden tirat ve diyaloglara aradan yüz yıldan fazla zaman geçtikten sonra kulak vererek, oryantalist eleştirinin coğrafi ve tarihsel alanını genişletmeyi amaçlıyor.

“Avrupa Şark’ı Bilmez, öfkeli Osmanlı ve Türk aydınlarının Şarkiyat eleştirilerini bir araya getiriyor ve Zeynep Çelik kitap için seçtiği metinleri giriş yazısında ustaca tanıtıyor. Çelik’in çalışmaları,
Osmanlı İmparatorluğu ve Ortadoğu’nun modernleşmesini anlamak için şart.”

Orhan Pamuk

“Bu kitapta bir araya getirilmiş yazıların oryantalizm karşısındaki ortak tutumu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini birbirinden ayıran kesin kopuş teorilerini alt üst etmektedir. Avrupa’nın Şark temsilleri karşısında alışılmadık bir birleşik cephe oluşturarak, iki siyasal rejim arasında akıcı bir süreklilik sergilerler. Bir bütün olarak bakıldığında, oryantalist söylemin büyük iddialarını yani din, sanatsal ve kültürel üretim, ayrıca kamusal ve özel hayat konusundaki özgünlükleri görmezden gelerek, bilgisizce, saptırarak yaptığı okumaları parçalarlar.”

Zeynep Çelik, New Jersey Teknoloji Enstitüsü’nde distinguished mimarlık ve tarih profesörü ve Columbia Üniversitesi’nde yarı zamanlı tarih profesörüdür.

Künye Bilgisi:

Avrupa Şark’ı Bilmez:

Eleştirel Bir Söylem
(1872-1932)

Yazar: Zeynep Çelik

Yayın tarihi: Ekim 2020

Fiyat: 38 TL

ISBN: 978-605-7685-48-3

Barkod: 9786057685483

Ürün Sırası: 226

Ana Kategori: Tarih-Kültürel Çalışmalar

Ebat: 16,5 x 24 cm

Sayfa Sayısı: 256

Kapak Türü: Karton Kapak

Kategoriler
Kültür Sanat

Akbank Caz Festivali’nin 30. Yılına özel albüm

Akbank Caz Festivali’nin 30. Yılına özel kayıtlarla; 30 özgün beste ve 80’e yakın  sanatçının performansının yer aldığı özel plak çalışmasının dijital versiyonu; Spotify, Fizy, Apple Music, Deezer ve  iTunes’unda aralarında bulunduğu 156 ayrı dijital müzik platformunda 23 Ekim’de yayına giriyor.

Albümde Türkiye Cazı’nın 30 caz müzisyeninin ve grubunun; festivale, şehre ve bu döneme dair duygu ve düşüncelerinden ilham alarak hazırladığı, daha önce yayımlanmamış özgün eserlerine yer veriliyor.

Organizasyonu ve içerik programlaması Pozitif iş birliğiyle gerçekleştirilecek 30. yıl özel albüm çalışmasında; geçmişten günümüze 30 yıldır festivalde performans sergilemiş  usta müzisyenlerin yanı sıra genç sanatçılar, yurtdışında yaşayan müzisyenler ve bu yıl festivalde yer alması planlanan müzisyenlerden bir seçki yer alıyor.

Albümün 30 parçadan oluşan seçkisi; Ali Perret, Aydın Esen, Ayşe Tütüncü, Baki Duyarlar, Barış Demirel – Barıştık Mı, Burak Bedikyan, Cem Tuncer, Çağıl Kaya, Çağrı Sertel, Deniz Taşar, Ediz Hafızoğlu, Elif Çağlar, İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions, İmer Demirer, Jülide Özçelik, Kağan Yıldız ve Sibel Köse, Kamil Özler, Kerem Görsev, Konstrukt, Lahza (Cenk Erdoğan&İkiz), MÖE (MadenÖktemErsönmez), Neşet Ruacan & Ozan Musluoğlu Quartet, Nilüfer Verdi,  Oğuz Büyükberber, Okay Temiz, Önder Focan, Selen Gülün, Timuçin Şahin, Tuna Ötenel, TÖZ (Tamer Temel, Ercüment Orkut, Cem Aksel) gibi Türk Caz sahnesinin önemli isimlerinin ve  gruplarının bestelerinden oluşuyor.

Albüme eşlik eden müzisyenler arasında ise Adem Gülşen, Barış Doğukan Yazıcı, Burak Irmak, BerkanTilavel, Bulut Gülen, Can Çankaya, Cem Nasuhoğlu, Çağdaş Oruç, Efe Demiral, Ekin Cengizkan, Engin Recepoğulları, Eren Turgut, Eylül Biçer, Eylül Ergül, Ferit Odman, Fırtına Kıral, İzzet Kızıl, Kaan Bıyıkoğlu, Kamil Yılmaz, Korhan Futacı, Kürşad Deniz, Mehmet Ali Şimaylı, Meriç Demirkol, Miraç Yavuz, Nedim Ruacan, Orhan Deniz, Ozan Musluoğlu, Serhan Erkol, Selim Aydın, Şenol Küçükyıldırım, Şenova Ülker, Taşkın Akarsu, Tibet Akarca, Tolga Tohumcu,Turgut Alp Bekoğlu Umut Çağlar, ve Volkan Hürsever yer alıyor.

Kategoriler
Kültür Sanat

Saki Çimen Headshot ile yönetmenliğe adım attı

Müzikle bütünleşmiş Çimen ailesinin üçüncü nesil temsilcisi olan, ödül almış pek çok filmin müziklerinin altında imzası bulunan ve şu sıralar Menajerimi Ara ve Kefaret gibi dizilerin müziklerini yapan Saki Çimen, senaryosunu yazıp yönettiği ilk kısa filmi Headshot ile yönetmenliğe adım attı. Yapımcılığını Tunahan Emre Bilgin ve Saki Çimen’in üstlendiği, başrollerinde Hakan Karahan, Biğkem Karavus ve Mazlum Çimen’in yer aldığı filmin özel gösterimi geçtiğimiz günlerde Who Knows…’da gerçekleşti. Çimen’in yönetmenliğe attığı ilk adım olan Headshot, kendisine verilen bir yaşam suyu karşılığında insan öldüren bir katilin hikayesini anlatıyor.

Filminin gündelik hayatın monotonluğunu ve insan duyguları üzerinde yarattığı tahribatı gerçeküstü bir öykülemeyle anlattığını açıklayan Saki Çimen, filmin baş karakterini ise insanları öldüren ve bunu fotoğraf makinesiyle gerçekleştiren gerçekdışı bir karakter olarak tanımlıyor. Yaratmış olduğu karakterin işine bağlılığının, profesyonelliğinin ve günlerinin ayniyetinin ruhu üzerinde yarattığı aşınma ile günümüz dünyasının sembolize ettiğini söyleyen Çimen, karakter ve nesneler ile metaforlar üzerine kurduğu kısa filmini sinemaseverlerin beğeniyle izleyeceğini belirtti.

Filmin Hikâyesi:

Adam, kendisine verilen bir yaşam suyu karşılığında insan öldüren bir katildir. Söylenilen yer ve zamanda söylenilen insanların fotoğrafını çekmekte, fotoğrafını çektiği insanların ruhlarını fotoğraf filmine hapsederek hayatlarını çalmaktadır. Yaptığı işin insafsızlığı ve monotonluğu içerisinde zaman içerisinde tüm insani niteliklerini yitirmiş, duygu yoksunu bir yaşam sürdürmektedir. Bir gün önüne sıradan, her zamankine benzer bir hedef olarak genç bir kadın konduğunda işini ağırdan almaya başlar. Genç kadının kendisini fark ederek gülümsemesi ile alışık olduğu profesyonel rutinini yerine getiremez olur. Etrafındaki insanları incelemeye, onların nefes alışlarını, jestlerini ve ifadelerini taklit etmeye başlar. İnsani duyguları yeniden keşfetmeye başladığında kadının yaşamı ile kendi yaşamı arasında bir tercih yapmak zorunda kalacaktır.

Film Ekibi:

Yazan Yöneten: Saki Çimen

Yapımcılar: Tunahan Emre Bilgin, Saki Çimen

Müzik: Uğur Ateş

Görüntü Yönetmeni: Ahmet Bayer

Oyuncular: Hakan Karahan, Biğkem Karavus, Mazlum Çimen

Kategoriler
Kültür Sanat

Ödüllü filmler İzmir Sanat’ta sinemaseverlerle buluşuyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Sanat, 25 Ekim’den itibaren “Ödüllü Filmler” başlığıyla 4 önemli esere ev sahipliği yapacak.

Her gösterimden önce filmlerle ilgili söyleşilerin de yer alacağı etkinlikler dizisi kapsamındaki dört film de ücretsiz olarak İzmirli sinemaseverlerle buluşacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi sonbaharda ödüllü filmleri ağırlıyor. “Aile” temalı dört filmin gösterileceği ücretsiz etkinlikler dizisi 25 Ekim’de “Kardeşler” filmiyle başlayacak. Gösterimler Kültürpark İzmir Sanat’ta 20.00’de yapılacak. Her gösterimden önce sinema yazarı Vecdi Sayar ise filmlerin yönetmenleri ve oyuncularıyla söyleşi yapacak. Söyleşilerin başlangıç saati ise 19.30’da olacak. Etkinlikler pandemi önlemleri altında yapılacak.

25 Ekim 2020 Pazar – Kültürpark/ İzmir Sanat
“Kardeşler”
Yönetmen: Ömür Atay
Senaryo: Ömür Atay
Görüntü Yönetmeni: A. Emre Tanyıldız
Kurgu: Doruk Kaya, Amon Guilliard,
Özgün Müzik: Erdem Helvacıoğlu, Victor Chouchkov
Yapımcı: Funda Ödemiş
Oyuncular: Yiğit Ege Yazar, Caner Şahin, Gözde Mutluer

İşledikleri cinayetle birbirlerinin yazgısını yaşamak zorunda kalan iki kardeşin öyküsü. Abisinin suçunu üstlenen küçük kardeş çocukluk yıllarını geçirdiği cezaevinden çıktıktan sonra, abisinin kendisi için belirlediği koşullarda yaşarken, bir yandan da vicdanı ile hesaplaşmasını sürdürür. Feodal ahlakın zincirlerini kıramayan aile yapısının kurbanı olan iki kardeş aynı kadına ilgi duyunca, çatışma büyür.

30 Ekim 2020 Cuma –  Kültürpark İzmir Sanat
“Nuh Tepesi”
Yönetmen: Cenk Ertürk  
Senaryo: Cenk Ertürk
Görüntü Yönetmeni: Federico Cesca
Müzik: Leon Gurvitch
Kurgu: Yorgos Mavropsaridis
Oyuncular: Ali Atay, Haluk Bilginer, Arin Kusaksizoglu, Hande Doğandemir, Mehmet Özgür
Yapımcı: Alp Ertürk, Tuna Ertürk

Doğduğu köydeki bir ağacın altına gömülmek isteyen baba ile evliliğinde sorun yaşayan oğlunun yaptıkları yolculuk iki erkeğin birbirini daha iyi tanımalarına neden olur. Baba, çocukken kendi elleri ile diktiği ağacı aramaktadır. Oysa tepedeki ağaç, köyün çıkarcı muhtarı tarafından bir ziyaret mahalline dönüştürülmüştür.

31 Ekim  2020 Cumartesi –  Kültürpark İzmir Sanat
“Kapı”
Yönetmen: Nihat Durak
Senaryo: Filiz Üstün Durak
Görüntü Yönetmeni: Eyüb Boz
Müzik: Güldiyar Tanrıdağlı
Kurgu: Akın Denizli
Oyuncular: Kadir İnanır, Vahide Perçin, Timur Acar, Erdal Beşikçioğlu, Aybüke Pusat, Sermet Yeşil, Menderes Samancılar, Nilay Erdönmez, Şerif Erol, Serhan Midyat
Yapımcı: Önder Köse, Filiz Üstün Durak

Ülkeyi terk edip, Almanya’ya yerleşmiş Süryani bir aile, yıllar önce öldürülen oğullarının cesedini teşhis etmek için Midyat’a döner. Baba evi sapasağlam durmaktadır ama geleneksel motifler içeren güzelim ahşap kapısı satılmıştır. Kapının peşinden uzun bir yolculuğa çıkan Yakup’un serüveni, ayrımcılığa karşı bir çağrı niteliğinde.

30 Kasım 2020 Pazartesi Kültürpark/ İzmir Sanat
“Görülmüştür”
Yönetmen: Serhat Karaaslan
Senaryo: Serhat Karaaslan
Görüntü Yönetmeni: Meryem Yavuz
Kurgu: Ali Aga
Oyuncular: Berkay Ateş, Saadet Işıl Aksoy, Ercan Kesal, İpek Türktan, Füsun Demirel, Erdem Şenocak, Müfit Kayacan
Yapımcı: Serkan Çakarer

Mahkumların mektuplarını denetlemekle görevli bir gardiyan, çalışma saatleri dışında yaratıcı yazarlık kurslarına devam etmektedir. Okuduğu bir mektup ve içinden çıkan fotoğrafın ilgisini çekmesi sonucu, mektup sahibi mahkumun aile yaşamına ilişkin kaygılar duymaya başlar. Gerçekle düş gücü arasındaki sınırı tartışan, cezaevi yaşamından gerçekçi kesitler taşıyan bir yapım.

Kategoriler
Kitap

Etem Tem’in anılarından oluşan kitap okurla buluştu

Kurtuluş Savaşı’nın sembolü haline gelmiş çok sayıda fotoğrafta emeği bulunan Etem Tem’in anılarından oluşan “Tarihe Tanıklık Eden Bir Objektiften Kurtuluş Savaşı: Etem Tem’in Hatıraları” kitabı Yeditepe Üniversitesi Yayınevi’nden çıktı

Etem Hamdi Tem, Milli Mücadele’nin başlarında Mustafa Kemal Atatürk’ün yanındaki tek fotoğraf makinesi sahibi yedek subaydı. 1921 yılından Atatürk’ün aramızdan ayrılışına, 10 Kasım 1938’e kadar, tarihi, yeri belli 700’e yakın fotoğraf, bir kısmı Kurtuluş Savaşı’na ait 800 metre sinema filmi çekti. Etem Tem, kendi ifadesiyle “Elli yıl, yüz yıl ve daha ileride dünyaya gelecek Türk çocuğu, ‘bu devletin kurucusu Atatürk işte budur’ diyebilsin” diye, fotoğrafları ile Atatürk’ün yanında bulunduğu sürece tanık olduğu olaylara dair notlarından bir arşiv oluşturdu.

Bu çok değerli hazine bugün, Yeditepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tülay Âlim Baran tarafından yapılan titiz çalışma sonucunda kitap haline getirildi.

Kocatepe’deki Kurtuluş Abidesi

Etem Tem, Kurtuluş Savaşı sırasında her biri tarihe tanıklık etmiş çok sayıda fotoğraf çekti, ancak özellikle, Büyük Taarruz sırasında Kocatepe’de çektiği, Mustafa Kemal’in başparmağının dudaklarının arasında olduğu fotoğrafıyla hafızalara kazındı.

Fotoğrafla birlikte anılarına da şu notu düştü: “Sade bir asker esvabı, teklifsiz bir tavır, çevik bir vücut çizgisi, sonra bütün vukuatı içinde doğurup içinde yoğuran o baş, o harikulade insan kafası… Resme bir defa daha bakınız. Hiçbir milletin bu alelade fotoğrafından daha güzel kurtuluş abidesi yoktur…”

Dünyanın Gözlerini Kamaştıran Bir Zafer

Etem Tem, anılarına başlarken bizlere bırakılan emanetin değerini yüz yıllar geçtikten sonra da anlayabilmemiz için ise şu cümleleri kurdu:

“İleride Atatürk’ün tarihini okuyacak kuşaklar İstiklal Savaşımızın normal bir üstün kuvvetle kazanıldığı ve bunda pek övünülecek bir yön olmadığı kanısına varabilirler. Durum tamamıyla aksidir. Başkumandan Müşir Gazi Mustafa Kemal silah bakımından, teçhizat bakımından, düşman ordusundan çok zayıf bir orduyla bütün dünyanın gözlerini kamaştıran bir zafer kazanmıştır. İstiklal Savaşı’nda benim için büyük şans eseri olarak bulunduğum vazifelerde çektiğim fotoğraflar, gördüğüm şeylere dair tuttuğum notlar, bu hakikati ispata kâfidir.”

Fotoğrafların Bir Kısmı Yangında Yok Oldu

Etem Tem, büyük bir fotoğraf arşivine sahipti ancak, elindeki hazineyi çok daha zenginleştirecek olan, bizzat kendisinin Kurtuluş Savaşı sırasında çektiği fotoğrafların bir kısmı ne yazık ki büyük İzmir yangınında, fotoğrafları baskı için bıraktığı dükkânın yanması nedeniyle yok oldu. Elde kalanlar ise eşi tarafından korundu.

  1. Yılda Büyük Gurur

“İstiklal Savaşı’nda Gördüklerim ve İşittiklerim” ve “Resimli Anılar” olmak üzere iki başlık altında toplanan anıları kitap haline getiren Prof. Dr. Tülay Âlim Baran, kitaba ilişkin şunları kaydetti:

“Bu hatıraların yayınlanması hem Etem Tem’in hizmetine ve arzusuna bir katkıda bulunacak hem de verdiği fotoğraf ve film listesi sayesinde kimin tarafından çekildiği tam belli olmayan bazı fotoğrafların gerçek sanatçısının da ortaya çıkması söz konusu olacaktır. Biz bu hatıraların ve resimlerin öykülerinin gün yüzüne çıkmış olmasına vesile olarak Etem Tem’i daha iyi tanınır bir hale getirebileceğimizi umuyoruz. Etem Bey’in hatıraları yazma amacını oluşturan gelecek kuşakların Mustafa Kemal Atatürk’ü tanıması ve bu savaşın nasıl kazanıldığını anlaması konusunda elinde bulunan fotoğrafların ve anıların şüphesiz ki büyük önemi var. Bu eseri Milli Mücadele’nin başlaması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasının 100. Yılında toplumla buluşturmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz.”

Kategoriler
Kitap

Almarpa’nın Gizemi ”Tudem Modern Klasikler” koleksiyonuna katılıyor!

Tudem’in, Türk ve dünya edebiyatından özenle seçtiği ve zaman içerisinde okurların gözünde birer klasiğe dönüşen kitapları, yepyeni kapak ve sayfa tasarımları, özel ciltli baskıları ve yeniden gözden geçirilen metinleriyle bir araya getirdiği ”Tudem Modern Klasikler” koleksiyonu zenginleşmeye devam ediyor.

Koray Avcı Çakman’ın ödüllü romanı Almarpa’nın Gizemi de “Tudem Modern Klasikler” koleksiyonuna katılıyor.

Ege ve Akdeniz’in kesiştiği Köyceğiz ilçesindeki esrarengiz bir macerayı sayfalarına taşıyan bu sürükleyici roman, efsane ve söylencelerden beslenen yaratıcı kurgusu ile sözlü anlatı geleneğimizi gelecek nesillere taşıma gayretindeki hikâye anlatıcılarına da selam gönderiyor.

Hayvanların, ormanların ve bitki örtüsünün korunması, doğal kaynakların bilinçli kullanılması, tarihî kent dokusuna sahip çıkılması ve gelecek nesillere aktarılması gibi önemli konulara değinerek farkındalık yaratan yazar, yeryüzünde yaşayan bütün

insanların çevreye ve doğaya saygı duymaları gerektiğini hatırlatıyor.

Ailesiyle birlikte büyükşehirden Köyceğiz’e taşınan Kaan, yeni arkadaşları sayesinde, ”Kuşçu” olarak da bilinen ilginç bir adamla tanışır. Omzuna tüneyen papağanıyla sıra dışı olduğu kadar, renkli bir karaktere de benzeyen Kuşçu, çocukları sık sık teknesiyle gezintiye çıkararak onlara daha önce hiç dinlemedikleri efsaneler ve öyküler anlatır. Meraklı hubara kuşunun, mavi gagalı

pelikanın adını ilk kez Kuşçu’dan duyan çocuklar; yelkovan kuşlarının hikâyesini, Ayaklı Göl’ün sırrını ve Martı Efsanesi’ni de yine onun ağzından dinler. Fakat bilgili ve kültürlü kişiliğine gölge düşüren bazı tekinsiz davranışları yüzünden dört kafadarı kuşku girdabına çeken Kuşçu’nun gizemli hareketlerinin sebebi nedir? Kuşçu’yu bir abi yakınlığıyla seven ama hislerinin

uyandırdığı meraka da kayıtsız kalamayan arkadaşlar, çok geçmeden kendilerini

heyecan verici bir serüvenin ortasında bulur.

Okurlarını, yaşadıkları çevreyi daha yakından gözlemlemeye ve keşfetmeye yönlendiren Almarpa’nın Gizemi, anlattığı efsane ve söylenceler ile tarihine ve kültürüne sahip çıkan bilinçli nesiller yetişmesine katkı sunuyor.

Almarpa’nın Gizemi
Tudem Modern Klasikler
Roman, 10 yaş ve üzeri
Yazan: Koray Avcı Çakman
Sanat Yönetmeni: Geray Gençer
Kapak İllüstrasyonları: Elif Deneç
Fiyat: 43,00 TL

Baskı Detayları: 184 sayfa, enso kâğıt, sert kapak, 13,5×19,5 cm
ISBN: 9786052853405
Etiketler: Çevre Bilinci, Doğal Yaşam, Efsane ve Söylenceler, Gizem, Serüven