ABD’deki başkanlık seçimleri ve Fed’in adımlarına ilişkin belirsizlikler, dolar talebinin güçlenmesine neden oldu. Bu durum, emtia piyasalarında bir taraftan satış baskısına yol açarken diğer taraftan jeopolitik risklerden dolayı değerli metaller ve enerji grubunda yükselişler görüldü. Dolar endeksi, 29 Eylül’de yüzde 4,5 yükselerek 104,6’ya çıkmasının ardından 104,3 seviyesinde dengelendi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de haftayı 17 baz puan artışla yüzde 4,25 seviyesinden tamamladı.
Altın, rekor seviyelere ulaşırken paladyum da dikkat çekici bir yükseliş gösterdi. Altının ons fiyatı geçen hafta yüzde 1 artarak 2,758.5 dolara yükseldi. Gümüşte sınırlı bir yükseliş yaşanırken paladyum yüzde 10,4 ve platin yüzde 0,9 değer kazandı. Jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler altın gibi güvenli limanlara olan talebi artırırken, analistler gelecek yıl altının ons fiyatının 3,000 dolara kadar çıkabileceğini öngördü.
Dolardaki talep artışı baz metaller üzerinde satış baskısı oluşturdu. Tezgah üstü piyasada bakır yüzde 0,5, kurşun yüzde 1,3, nikel yüzde 4,9 düşerken alüminyum yüzde 2,3, çinko yüzde 0,5 artış gösterdi. Çinko fiyatları, Teck Resources’un üretim hedeflerini düşürmesiyle yükselirken, alüminyum fiyatları Çin’deki kredi faiz oranlarının indirilmesi beklentisiyle arttı.
Brent petrolün ve doğal gazın fiyatları jeopolitik risklerin artmasıyla yükselirken, tarım ürünlerinde karışık bir seyir izlendi. Mısır ve soya fasulyesinde artış görülürken buğday ve pirinçte düşüş yaşandı. Özellikle Rusya ve Ukrayna’daki kuraklık endişeleri mısır fiyatlarını etkilerken, soya fasulyesi fiyatlarındaki artış dikkat çekti.
Bu gelişmelerle emtia piyasaları, dolardaki yükseliş, jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerin etkisi altında karışık bir seyir izledi. Gelecek dönemde, bu faktörlerin yanı sıra global ekonomik gelişmelerin emtia piyasalarını şekillendirmeye devam etmesi bekleniyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]