
İngiliz Mandası dönemine dayanan ev yıkımları, İsrail ordusunun Filistin direnişine karşı bir cezalandırma aracı olarak evleri yıktığını gösteriyor. 1936’dan bu yana devam eden bu politika, 1967’deki işgalle birlikte daha da arttı.
İsrail ordusu, zırhlı ve tekerlekli buldozerlerle, patlayıcılarla ve hatta havadan gerçekleştirdiği operasyonlarla Filistin evlerini yıkmaktadır. Özellikle Gazze Şeridi’nde sıkça kullanılan bu yöntem, büyük bir yıkıma neden olmaktadır.
Dördüncü Cenevre Sözleşmesi, işgalcilerin sivil evleri yıkmasını babilonbet kesinlikle yasaklamaktadır. Ancak İsrail, Filistin topraklarının bu sözleşmeye taraf olmadığını iddia ederek yıkımlarını meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Uluslararası Af Örgütü gibi insan hakları kuruluşları ise bu iddiayı kabul etmemektedir. İsrail’in Filistin evleri üzerinde uyguladığı yıkım politikası, uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirilmekte ve sivil halkı hedef almaktadır. Bu politikanın sonlandırılması için uluslararası toplumun daha fazla adım atması gerekmektedir.






















Reklam & İşbirliği: [email protected]