İkinci Dünya Savaşı’nın seyri Timur’un kehanetiyle değişti!

Ünlü tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Otağ serisinin ikinci kitabında 14. yüzyıla damgasını vuran hükümdar Emir Timur’u bir Türk kahramanı olarak ele alıyor. Şimşirgil, yenilmez hükümdarın mezarının taşınmasında gerçekleşen esrarlı olayları da gündeme getiriyor.

0
546
views

Orta Asya’nın derinliklerindeki Türk imgesi, ezber bozan bilgiler ışığında bir kez daha parlıyor. Osmanlı hafızası onu I. Bayezid ile yaptığı Ankara Savaşı’ndan ötürü “Timurlenk” yani “Aksak Timur” diye anar. Ancak o Yıldırım’ı mağlup edip, Osmanlı ülkesinde Fetret Devri’nin yaşanmasına yol açmışsa da Türk tarihinin kahramanlarından biridir. O, Oğuz Han, Bilge Kağan, Alparslan, Fatih ve Yavuz gibi Türk hâkimiyeti mefkûresi idealindeki hakanlardan biri… Semerkant merkezli Buhara, Şehrisabz ve Maveraünnehir’de yaptırdığı ölmez eserlerle bir devre “Timur Rönesansı” damgası vuran bir devlet adamı… Hocası Mir Seyyid Bereke’nin ayak ucuna defnedilmek isteyecek kadar âlimlere saygı duyan, tevazu sahibi bir insan…

Emir Timur’un mezarı ve kehanetleri bu kitapta…

Girdiği hiçbir savaşta yenilmeyen, 27 ülkeye boyun eğdiren strateji dehası Emir Timur’un mezarının açılması tarihte ilginç olayları beraberinde getirdi. Semerkant’taki kabri iki kez açılmak istendi, ikisinde de başarılı olunamadı. Zaman içinde Emir Timur’un mezarına dokunulmasının uğur getirmeyeceği dilden dile yayıldı. Bunda mezar taşında yazan şu ifadeler etkili oldu: “Vakti gelip hepimiz bu dünyayı terk ederiz. Bizden önce büyükler vardır ve bizden sonra da olacaktır. Eğer herhangi biri, bunu göz önüne almaz kabri kazarak ölenlerin ruhlarına ıstırap verirse en dehşetli belaya uğrasın.”

İlk teşebbüs 1740 yılında gerçekleşti. İran hükümdarı Nadir Şah, Timur’un mezar taşını ülkesine götürmek istediyse de yolda yaşanan olaylar sonrasında bu girişiminden vazgeçti. Başına bir iş gelmesinden korkan Nadir Şah taşı geri gönderip yerine koydurttu. Asırlar sonra, 1941 yılında, Josef Stalin’in emriyle Sovyet antropolog Mikhail Gerasimov ve ekibi Timur’un fiziksel özelliklerini incelemek ve kemikleri üzerinde çalışmak için mezarı tekrar açtı. Bu girişimde de esrarengiz olaylar yaşandı. Önce aydınlatma sistemi, ardından taşı kaldıracak vinç bozuldu… 1942 yılında Kırım, Almanların eline düşünce bunun Timur’un laneti olduğu endişesiyle kemikler dinî törenle kabrine geri kondu. Bu hadiseden iki gün sonra ise Rus orduları Stalingrad önlerinde Almanlara karşı galibiyet kazandı. Savaş ilk kez 60 bin Alman askerini esir alan Rusların lehine döndü. Ardından Stalin, hayatının sonuna kadar Timur’un kabrini rahatsız etmedi.

Emir Timur, İkinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren bu esrarengiz olaylarla birlikte aşağıdaki soruların cevaplarını da veriyor:
• Timur döneminde Avrupa ne durumdaydı?
• Anadolu’da neden anlaşılamadı ve zulümle anıldı?
• Emir Timur Türk müydü, yoksa Moğol mu?
• Yıldırım ile 1402 Ankara Savaşı’nda neden karşı karşıya geldi?
• Timur Han, Yıldırım Bayezid’in hanımına nasıl davrandı?
• Yıldırım Bayezid’in Timur’a üç nasihati neydi?
• Askerlerine sakilik yaptırdı mı?
• Özbekistan, Türkistan ve Türk dünyası açısından önemi neydi?
• Tüzükât’ında anlattığı liderlik sırları nelerdi?
• “Rusya’yı Rusya yapan Timur’du!” iddiası doğru mu?
• Sivas’ta katliam yaptı mı?
Ahmet Şimşirgil, Türklerin İslam’a girişlerinden Osmanlı’nın kuruluşuna kadar Türklerin tarihini herkesin anlayabileceği yalın, akıcı bir üslupla; ayrıca birincil kaynaklarla beslenmiş objektif bir anlatımla okurlarına sunuyor ve bugüne kadar oluşturulmuş Timur imajını yeniden inşa ediyor. Timur hakkında merak edilen, şimdiye kadar söylenmemiş her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz.
Kitaptan:
“Haysiyetsiz geçirilen hayat değersizdir, pişmanlık ile geçen ömür geri gelmez. Siz gidecekseniz gidin, ben kalıp Moğollar ile sonuna kadar savaşacağım.” – Emir Timur
“İşini bilen, tedbirli, mert ve şecaat sahibi, uyanık bir kişi; binlerce tedbirsiz lakayt kişiden iyidir.” – Emir Timur
Yazar Hakkında:
Ahmet Şimşirgil 1959 yılında Boyabat’ta doğdu. 1978’de girdiği Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü’nden 1982’de mezun oldu. 1990’da “Osmanlı Taşra Teşkilatı’nda Tokat (1455- 1574)” isimli çalışmasıyla Tarih Doktoru unvanını aldı. 1997 yılında ise “Uyvar’ın Osmanlılar Tarafından Fethi ve İdaresi” isimli takdim teziyle Doçent oldu. Profesör kadrosuna 2003’te atanan Şimşirgil’in Osmanlı şehir tarihi, siyasi hayatı ve teşkilatı ile ilgili eserleri ve çeşitli dergilerde yayınlanmış çok sayıda ilmî makalesi bulunmaktadır. Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı başkanıdır.
Otağ II: Emir Timur
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Timaş Yayınları
22,5 TL